Ana Sayfa EdebiyatWilliam ShakespeareThe Tempest (Fırtına)

The Tempest (Fırtına)

yazar W.Shakespeare

The Tempest (Fırtına)

Shakespeare’in Büyülü Vedası

Fırtına, William Shakespeare’in tek başına yazdığı son oyun olarak kabul edilir. 1610-1611 yıllarında kaleme alındığı düşünülen bu eser, bir komedi olarak sınıflandırılsa da, trajik unsurlar da içerir ve Shakespeare’in diğer oyunlarından farklı olarak, tek bir mekânda (bir ada) ve neredeyse tek bir günde geçer.

Oyunun temel kaynağı, 1609 yılında Bermuda adalarında karaya oturan bir İngiliz gemisinin mürettebatının deneyimlerini anlatan günlükler ve raporlardır . Shakespeare bu olaydan esinlenerek, düşmanları tarafından sürgün edilen Milano Dükü Prospero’nun büyülü adasını yaratmıştır.

Fırtına, Shakespeare’in edebi veda mektubu gibidir. Oyunun sonunda Prospero, büyülü asasını kırar, büyü kitabını gömer ve ayağının dibine bıraktığı pelerinini çıkararak büyü gücünden vazgeçer. Birçok eleştirmen, bu hareketi Shakespeare’in tiyatroya vedası ve dehasını bir kenara bırakması olarak yorumlamıştır . Oyunun sonundaki ünlü “Our revels now are ended” (Eğlencelerimiz sona erdi) sözleri de, Shakespeare’in bizzat kendi sanat hayatını noktaladığı bir veda konuşması gibidir.

Fırtına, aynı zamanda bir “romans” olarak da kabul edilir. Shakespeare’in son dönem eserlerinde (Pericles, Cymbeline, Kış Masalı gibi) sıklıkla görüldüğü gibi, bu oyunda da kayıp, arayış, mucizevi kavuşmalar ve affedicilik temaları ön plandadır. Oyun, adeta bir düşünce deneyidir: İnsan, sınırsız güce sahip olsaydı ne yapardı? Prospero, bu gücü adada tek başına kullanır, düşmanlarını cezalandırabilir ama sonunda affetmeyi seçer.

Karakterler

Prospero: Oyunun kahramanı, Milano’nun meşru Dükü. Büyü kitaplarına olan düşkünlüğü yüzünden kardeşi Antonio tarafından tahttan indirilmiş ve 12 yıllığına kızı Miranda ile birlikte bir adaya sürgün edilmiştir. Adada, yarı insan yarı canavar Caliban’ı ve ruh Ariel’i kendine hizmetçi olarak kullanır. Olağanüstü büyü gücü sayesinde, düşmanlarını bir fırtınayla adaya çeker. Oyun boyunca, intikam ile affedicilik arasında bir çatışma yaşar. Sonunda, düşmanlarını affeder, büyü gücünden vazgeçer ve Milano’ya geri döner. Prospero, aynı zamanda bir “tiyatro yönetmeni” gibidir; tüm olayları kontrol eden, sahneyi kuran ve oyunu yönetendir.

Miranda: Prospero’nun kızı. Adada doğup büyümüştür. Babası dışında hiçbir insan görmemiştir. Bu nedenle, adaya gelen gemi kazazedelerinden Ferdinand’ı gördüğünde, “Ey harika! İşte gördüğüm ikinci erkek bu!” diye haykırır. Ferdinand’a âşık olur. Miranda, masumiyetin, saflığın ve doğanın simgesidir.

Ariel: Prospero’nun yardımcısı olan bir ruhtur. Eski bir cadı olan Sycorax tarafından bir ağaca hapsedilmiştir. Prospero onu kurtarır ve kendisine hizmet etmesi karşılığında özgür bırakacağına söz verir. Ariel, rüzgarları kontrol edebilir, görünmez olabilir, şarkılar söyleyebilir ve çeşitli illüzyonlar yaratabilir. Oyunun büyülü atmosferini yaratan ana karakterdir. Ariel, aynı zamanda bir “tiyatro oyuncusuna” benzer; farklı roller oynar, farklı kostümler giyer.

Caliban: Büyücü Sycorax’ın oğlu, yarı insan yarı canavar bir varlıktır. Adanın tek yerlisidir. Prospero adaya geldiğinde ona iyi davranmış, ona konuşmayı öğretmiştir. Ancak Caliban, Miranda’ya tecavüz etmeye kalkışınca Prospero onu lanetlemiş ve bir mağaraya hapsetmiştir. Caliban, köleleştirilmiş bir yerli halkı, sömürgeciliğin mağdur ettiği yerlileri temsil eder. Prospero’nun düşmanları Stefano ve Trinculo ile tanışır ve onları Prospero’yu öldürmeye ikna etmeye çalışır.

Ferdinand: Napoli Kralı Alonso’nun oğlu. Gemide yolculuk yaparken fırtınaya yakalanır ve adaya tek başına vurur. Miranda ile tanışır ve birbirlerine âşık olurlar. Prospero, Ferdinand’ı sınar ve onu ağır işlerde çalıştırır. Ferdinand, asil, genç ve âşık bir karakterdir.

Alonso: Napoli Kralı. Gemide yolculuk ederken oğlu Ferdinand’ın öldüğünü sanır. Prospero’nun düşmanlarından biridir, çünkü Prospero’nun sürgün edilmesine yardım etmiştir.

Antonio: Prospero’nun kardeşi. Milano Dükü’nü gasp etmiştir. Oyunun en olumsuz karakterlerinden biridir. Hiçbir pişmanlık duymaz ve sonunda affedilir. Sabahattin Eyüboğlu çevirisinde bile ismi “Kötücül Antonio” olarak geçer.

Sebastian: Alonso’nun kardeşi. Antonio tarafından kışkırtılarak kardeşi Alonso’yu öldürüp Napoli tahtını ele geçirmeye kalkışır.

Gonzalo: Napoli Kralı’nın iyi kalpli danışmanı. Prospero ve Miranda’nın sürgün edilmeleri sırasında onlara yiyecek, su ve kitaplarla yardım etmiştir.

Stefano: Geminin baş garsonu. Caliban ile tanışır ve onun yeni efendisi olur. Trinculo ile birlikte sarhoş olup Prospero’yu öldürmeye kalkarlar.

Trinculo: Geminin soytarısı. Stefano’nun arkadaşı.

Özet

Perde I – Fırtına ve Kaza

Oyun, muhteşem bir fırtına sahnesiyle başlar. Napoli Kralı Alonso’nun gemisi, bir adanın açıklarında batar. Gemidekiler (Kral Alonso, oğlu Ferdinand, Antonio, Sebastian, Gonzalo) canlarını zor kurtararak adaya dağılırlar. Aslında bu fırtına, Prospero’nun büyüsüyle yaratılmıştır.

Perde II – Adanın Sakinleri

Kızı Miranda, geminin batışını izlemiş ve çok üzülmüştür. Prospero, Miranda’ya geçmişini anlatır: Onun Milano Dükü olduğunu, kardeşi Antonio tarafından tahttan indirilip kendisiyle birlikte adaya sürgün edildiğini anlatır. Ferdinand’ın adaya vurduğu haberini alır ve Miranda ile Ferdinand’ı birbirine âşık etmek için bir plan yapar.

Perde III – Aşk, Komplo ve İllüzyon

Ferdinand, Prospero’nun büyüsüyle Miranda’ya âşık olur. Prospero, Ferdinand’ı sınamak için onu ağır işlerde çalıştırır. Caliban, Stefano ve Trinculo ile tanışır ve onları Prospero’yu öldürmeye ikna etmeye çalışır. Ariel, Alonso, Antonio, Sebastian ve Gonzalo’ya bir ziyafet görüntüsü (illüzyon) gösterir. Antonio ve Sebastian, Alonso’yu öldürüp Napoli tahtını ele geçirmeyi planlarlar.

Perde IV – Düğün ve Komplo

Prospero, Miranda ve Ferdinand’ın evliliğine onay verir. Onlara büyülü bir gösteri (maske) sunar. Stefano, Trinculo ve Caliban, Prospero’yu öldürmeye hazırlanır. Ariel, Prospero’nun yardımına koşar. Onları köpekler ve arılarla kovalar.

Perde V – Büyü Bozuluyor ve Affediş

Prospero, Ariel’e tüm kazazedeleri bir araya getirmesini söyler. Alonso, oğlu Ferdinand’ın hayatta olduğunu ve Miranda ile evleneceğini öğrenince çok mutlu olur. Prospero, Antonio’yu affeder. Geminin kazazedeleri, Prospero’nun büyüsünden uyanırlar. Ariel’e özgürlüğünü verir. Prospero, büyülü asasını kırar ve büyü kitabını gömer.

Sonsöz

Prospero, oyundan çıkmadan önce seyirciden alkış ve dua ister.

Temalar

Sömürgecilik ve Ötekileştirme: Caliban karakteri, Avrupalı sömürgecilerin karşılaştığı ve kendilerinden aşağı gördükleri yerli halkı temsil eder. Prospero, Caliban’ı “Bana adanın sırlarını öğrettim” diyerek, ona aslında bir şeyler öğrettiğini, onu uygarlaştırdığını düşünür. Caliban’ın “Bu ada bana ait” sözleri ise sömürgeciliğe karşı bir başkaldırıdır.

Güç ve Sorumluluk: Prospero, sınırsız bir güce sahiptir. Bu gücü, düşmanlarından intikam almak için kullanabilir, ancak sonunda affetmeyi tercih eder. Oyun, gücün nasıl kullanılması gerektiği üzerine bir düşünce deneyidir.

Büyü ve Sanat: Prospero’nun büyüsü, Shakespeare’in tiyatro sanatının bir alegorisidir. Prospero, tıpkı bir oyun yazarı gibi, olayları kurgular, karakterleri yönlendirir, onlara illüzyonlar gösterir. Son sahnesinde büyüsünden vazgeçmesi, Shakespeare’in tiyatroya ve edebiyata veda ettiğinin bir işareti olarak kabul edilir.

Affedicilik: Oyunun ana teması affediciliktir. Prospero, kendisine en büyük kötülüğü yapan kardeşi Antonio’yu bile affeder. “İnsanlar kadar merhametli olmalıyız” diyerek, aslında bir insanın yapabileceği en büyük şeyin affetmek olduğunu söyler.

Unutulmaz Sözler

  1. “We are such stuff as dreams are made on, and our little life is rounded with a sleep.” (Biz rüyaların yapıldığı maddeden yapılmışız, küçücük hayatımız bir uykuyla sarılıp kapanmıştır.) – IV. Perde, 1. Sahne (Prospero)
  2. “O brave new world, That has such people in’t!” (Ey ne güzel bir yeni dünya, içinde böyle insanları olan!) – V. Perde, 1. Sahne (Miranda)
  3. “Hell is empty and all the devils are here.” (Cehennem boş, tüm şeytanlar burada.) – I. Perde, 2. Sahne (Ariel)
  4. “Misery acquaints a man with strange bedfellows.” (Sefalet, insanı tuhaf yatak arkadaşlarıyla tanıştırır.) – II. Perde, 2. Sahne (Trinculo)
  5. “There’s no harm done.” (Hiçbir zarar verilmedi.) – V. Perde, 1. Sahne (Ariel, Prospero’ya)
  6. “Now I want Spirits to enforce, Art to enchant; And my ending is despair, Unless I be relieved by prayer.” (Şimdi ruha, büyüleyici sanata ihtiyacım var; Dua ile yardım görmezsem sonum perişan.) – Sonsöz (Prospero)
  7. “You taught me language, and my profit on’t is, I know how to curse.” (Bana dil öğrettin, kazancım şu oldu, beddua etmesini öğrendim.) – I. Perde, 2. Sahne (Caliban)

Eserin Önemi ve Etkileri

Fırtına, Shakespeare’in en çok tartışılan ve yorumlanan eserlerinden biridir. Özellikle 20. yüzyıldan itibaren, sömürgecilik karşıtı yorumların odağında olmuştur ve Caliban karakteri, baskı altındaki yerli halkların ezilen sesi olarak görülmüştür.

  • Edebiyat: Oyun, birçok yazara ilham kaynağı olmuştur. Aldous Huxley’in “Cesur Yeni Dünya” (Brave New World) adlı romanının başlığı, Miranda’nın “Ey ne güzel bir yeni dünya!” sözünden gelir.
  • Müzik: Thomas Adès’in “The Tempest” operası, dünyanın önde gelen opera sahnelerinde sahnelenmektedir.
  • Sinema ve Tiyatro: Oyun, birçok kez sinemaya uyarlanmıştır. En bilinen uyarlamaları arasında 1960 yapımı, 1991 yapımı (Prospero’nun Kitapları) ve 2010 yapımı yer alır.
  • Felsefe ve Siyaset: Oyun, özgürlük, kölelik, adalet ve insan doğası gibi felsefi ve siyasi konuların tartışılması için zengin bir metin olarak kabul edilir.

Fırtına, Shakespeare’in edebi dehasının bir şölenidir. Büyü, felsefe, komedi ve trajedinin iç içe geçtiği bu başyapıt, dünya edebiyatının en eşsiz eserlerinden biridir. Prospero’nun “Biz rüyaların yapıldığı maddeden yapılmışız” sözü, insan yaşamının geçiciliğine ve sanatın ölümsüzlüğüne dair en derin tespitlerden biridir.

Bunu da Beğenebilirsiniz

Yorum Bırak