Bir Yaz Gecesi Rüyası (A Midsummer Night’s Dream)
Shakespeare’in En Büyülü Rüyası
Bir Yaz Gecesi Rüyası, Shakespeare’in en sevilen, en çok sahnelenen ve belki de en büyülü komedilerinden biridir. İlk kez 1595-1596 yıllarında yazıldığı düşünülen oyun, bir düğün kutlaması için kaleme alınmış olabilir . Oyun; Atina Dükü Theseus ile Amazon Kraliçesi Hippolyta’nın düğünü, dört gencin (Hermia, Lysander, Demetrius ve Helena) birbirine dolanan aşkları, bir grup amatör oyuncunun (Mekanikler) hazırladıkları oyun ve Peri Kralı Oberon ile Kraliçe Titania arasındaki anlaşmazlık olmak üzere dört farklı hikayeyi birbirine ustaca bağlar.
Shakespeare, bu oyunu için Ovidius’un “Dönüşümler” (Metamorphoses) adlı eserinden, Geoffrey Chaucer’ın “Şövalyenin Hikayesi”nden ve İngiliz halk masallarından yararlanmıştır. Oyun, aslında tek bir mekanda (Atina ve yakınındaki bir orman) ve neredeyse tek bir gecede geçmesine rağmen, içerdiği büyülü atmosferle zamansız bir evren yaratır.
Bir Yaz Gecesi Rüyası’nın en büyüleyici yanı, hayal gücünün sınırsızlığı ve aşkın mantıksızlığıdır. Oyunda periler vardır, bir aşk iksiri vardır, bir adamın başı aniden eşeğe dönüşür. Gerçek ile rüya, akıl ile delilik iç içe geçer. Oyun, izleyiciye şu soruyu sordurur: “Aşk nedir? Bir büyü müdür, yoksa sadece bir hayal mi?” Bu nedenle, oyun aynı zamanda aşkın doğası üzerine derin bir felsefi alegori olarak da okunabilir.
Karakterler
Atinalılar
Theseus: Atina Dükü. Amazon Kraliçesi Hippolyta ile evlenecektir. Otoritenin, aklın ve düzenin simgesidir. Ormanın kaosundan sonra, düğünle birlikte düzen yeniden sağlanır.
Hippolyta: Amazon Kraliçesi. Theseus ile evlenecektir. Savaşçı ruhlu, asil bir karakterdir.
Egeus: Hermia’nın babası. Kızının Lysander ile evlenmesine izin vermez, onu Demetrius ile evlendirmek ister. Atina kanunlarına göre, kızının isyanı halinde onu ölümle veya manastıra kapatılmayla cezalandırabileceğini söyler. Egeus, ataerkil otoritenin ve katı kuralların simgesidir.
Hermia: Egeus’un kızı. Lysander’a aşıktır ve onunla evlenmek ister. Demetrius’u sevmez. Babasının isteğine karşı gelir ve sevdiği adamla birlikte ormana kaçar. Cesur, kararlı ve aşkı uğruna her şeyi göze alan bir genç kızdır. Kısa boyludur; bu durum Helena tarafından alay konusu da yapılır.
Lysander: Hermia’nın sevdiği genç adam. Demetrius’tan daha romantik ve tutkuludur. Hermia ile birlikte ormana kaçar.
Demetrius: Hermia’ya talip olan genç adam. Egeus’un onayladığı damat adayıdır. Oyunun başında Helena’ya olan sevgisini unutmuş, Hermia’ya âşık olmuştur. Aşk iksirinin etkisiyle tekrar Helena’ya âşık olur.
Helena: Hermia’nın çocukluk arkadaşı. Demetrius’a âşıktır, ancak Demetrius onu sevmez. Çaresizlik içinde, Demetrius’un sevgisini kazanmak için Hermia ve Lysander’ın kaçış planını ona anlatır. Uzun boyludur ve bu durumdan rahatsızdır.
Periler ve Doğaüstü Varlıklar
Oberon: Peri Kralı. Titania ile evlidir. Hint Prensesi adındaki küçük bir çocuğu kendisine hizmetçi olarak istemektedir; bu yüzden Titania ile kavgalıdır. Puck’ın yardımıyla Titania’ya bir oyun oynar. Aynı zamanda, aşıkların sorunlarını çözmek için de müdahale eder.
Titania: Peri Kraliçesi. Oberon’un karısıdır. Hint Prensesi’nin oğlunu bırakmayı reddeder. Oberon’un büyüsüyle bir eşek başlı bir adama (Bottom) âşık olur.
Puck (Robin Goodfellow): Oberon’un yardımcısı, yaramaz bir peri. Şakalar yapmaktan, insanları şaşırtmaktan hoşlanır. Aşk iksirini yanlış kişilere damlatmasıyla ortalığı karıştırır. Oyunun en sevilen karakterlerinden biridir.
Mekanikler (Amatör Oyuncular)
Nick Bottom: Bir dokumacı. Amatör oyuncu grubunun en gösterişli ve en kendine güvenen üyesidir. Her rolü oynamak ister. Titania’nın büyüsüne kapılır ve bir eşek başıyla uyanır. Oberon’un büyüsü sona erdiğinde, yaşadıklarının bir rüya olduğunu düşünür.
Peter Quince: Bir marangoz. Amatör oyuncu grubunun yöneticisidir. Theseus ve Hippolyta’nın düğününde “Pyramus ve Thisbe” oyununu sahnelemeye karar verir.
Francis Flute: Bir körükçü. Oyunda “Thisbe” rolünü oynar.
Tom Snout: Bir tamirci. Oyunda “Duvar” rolünü oynar.
Snug: Bir marangoz. Oyunda “Aslan” rolünü oynar.
Robin Starveling: Bir terzi. Oyunda “Ay Işığı” rolünü oynar.
Özet
Perde I – Düğün ve Kaçış Planı
Atina Dükü Theseus ile Amazon Kraliçesi Hippolyta’nın düğününe sadece dört gün kalmıştır. Egeus, kızı Hermia’yı istemediği halde Demetrius’la evlenmeye zorlamaktadır. Hermia ise Lysander’a âşıktır. Egeus, Theseus’a şikayette bulunur. Theseus, Hermia’ya ya babasının istediği adamla evlenmesini, ya ölümü ya da bir manastıra kapanmayı seçmesini söyler. Hermia ve Lysander kaçmaya karar verir. Planlarını Hermia’nın arkadaşı Helena’ya anlatırlar. Helena ise hâlâ Demetrius’a âşıktır. Bu planı Demetrius’a anlatır.
Perde II – Perilerin Ormanı
Oberon ve Titania, Hint Prensesi’nin oğlu yüzünden kavgalıdır. Oberon, Titania’ya bir oyun oynamaya karar verir. Puck’tan, bir çiçeğin suyunu (aşk iksiri) Titania’nın gözlerine damlatmasını ister. Bu iksiri kim damlatırsa, uyandığında ilk gördüğü varlığa âşık olur. Bu sırada Demetrius, Hermia ve Lysander’ı aramak için ormana gelir. Peşinde ise Helena vardır. Oberon, Demetrius’un Helena’yı hırpaladığını görür ve Puck’a, Demetrius’un gözlerine biraz iksir damlatmasını emreder. Ancak Puck, Lysander’ı Demetrius zannederek onun gözlerine iksiri damlatır. Lysander uyanır ve ilk gördüğü Helena’ya âşık olur. Hermia’yı unutur.
Perde III – Karışıklık ve Eşek Başı
Oberon, Puck’ın hatasını fark eder. Şimdi de Demetrius’un gözlerine iksiri damlatır. Demetrius uyanır ve ilk gördüğü Helena’ya âşık olur. Artık iki adam da Helena’ya âşık olmuştur. Helena ise onlarla alay ettiklerini düşünür. Hermia ise ne olduğunu anlamaz. Dört genç, ormanda birbirine girer. Oberon, Puck’a karışıklığı gidermesini söyler. Bu sırada, amatör oyuncular (Mekanikler) ormanda prova yapmaktadır. Puck, Bottom’un başını eşek başına çevirir. Arkadaşları korkup kaçar. Bu sesleri duyan Titania uyanır ve ilk gördüğü eşek başlı Bottom’a âşık olur.
Perde IV – Düğün ve Barış
Oberon, Titania’nın büyüsünü bozar. Titania, Oberon ile barışır. Oberon, Puck’ın da yardımıyla Lysander’ın gözündeki büyüyü bozar. Artık Lysander yine Hermia’ya, Demetrius ise Helena’ya aşıktır. Ertesi sabah Theseus ve Hippolyta, ava giderken ormanda uyuyan dört gencin de birbirine sarılmış olduğunu görürler. Demetrius, artık Helena’yı sevdiğini söyler. Theseus, gençlerin bu mutlu sonu karşısında Hermia ve Lysander’ın da evlenmesine izin verir. Aynı gün üç düğün birden yapılır. Mekanikler, düğünde “Pyramus ve Thisbe” oyununu sergilerler.
Perde V – Rüyanın Sonu
Oyunun sonunda, Puck seyircilere bir veda konuşması yapar. Yaşananların bir rüya olabileceğini, eğer oyundan rahatsız oldularsa, bunu bir rüya gibi düşünüp unutmalarını söyler.
Temalar
Aşkın Mantıksızlığı: Oyunda aşk, akıl dışı, kör ve anlık bir duygu olarak resmedilir. Aşk iksiri, aşkın ne kadar kontrol edilemez ve tuhaf olduğunu gösteren bir metafordur. “Aşkın gözü kördür” teması, oyunun her yerinde işlenir. Lysander’ın Helena’ya, Demetrius’un da yine Helena’ya bir anda âşık olması, aşkın ne kadar geçici ve mantıksız olabileceğini gösterir.
Hayal ve Gerçeklik: Oyun, rüya ile gerçeklik arasındaki sınırı sürekli bulanıklaştırır. Özellikle Bottom’un “Bir rüya gördüm, dil anlatamaz…” sözleri, oyunun en önemli temalarından birini özetler. Seyirci de oyun boyunca, olan bitenin bir rüya mı yoksa gerçek mi olduğunu sorgular.
Düzen ve Kaos: Atina, düzenin ve aklın simgesidir. Orman ise kaosun, büyünün ve mantıksızlığın mekânıdır. Gençler Atina’da sorun yaşar, ormana kaçarlar. Ormanda her şey altüst olur. Sonunda Theseus’un düğünüyle birlikte düzen yeniden tesis edilir.
Yaratıcılık ve Hayal Gücü: Mekaniklerin sahnelediği “Pyramus ve Thisbe” oyunu, içinde bir oyun olarak, Shakespeare’in tiyatro sanatına, oyunculuğa ve hayal gücüne bir saygı duruşudur. Amatör oyuncuların beceriksizlikleri, aslında tiyatronun büyüsünü ve seyircinin hayal gücünü ne kadar önemsediğini gösterir.
Harika Sözler
- “The course of true love never did run smooth.” (Gerçek aşkın yolu asla düz değildir.) – I. Perde, 1. Sahne (Lysander)
- “Love looks not with the eyes, but with the mind, And therefore is winged Cupid painted blind.” (Aşk gözle değil akılla bakar, bu yüzden kanatlı Cupid kör resmedilir.) – I. Perde, 1. Sahne (Helena)
- “Lord, what fools these mortals be!” (Tanrım, ne aptal şu faniler!) – III. Perde, 2. Sahne (Puck)
- “I have had a dream, past the wit of man to say what dream it was.” (Bir rüya gördüm, ne rüya olduğunu anlatmak insan aklının kârı değil.) – IV. Perde, 1. Sahne (Bottom)
- “If we shadows have offended, Think but this, and all is mended.” (Eğer bu gölgeler sizi gücendirdiyse, şöyle düşünün, her şey düzelir.) – V. Perde, 1. Sahne (Puck)
- “The lunatic, the lover, and the poet are of imagination all compact.” (Deli, aşık ve şair, hayal gücünden ibarettir.) – V. Perde, 1. Sahne (Theseus)
Eserin Önemi ve Etkileri
Bir Yaz Gecesi Rüyası, Shakespeare’in en popüler ve en çok sahnelenen oyunlarından biridir. Büyüleyici atmosferi, unutulmaz karakterleri (özellikle Puck ve Bottom) ve aşkın doğasına dair derin gözlemleriyle, yüzyıllardır milyonlarca insanı büyülemiştir.
- Edebiyat ve Sanat: Oyun, sayısız romana, şiire, resme ve şarkıya ilham kaynağı olmuştur.
- Müzik: Felix Mendelssohn, oyun için ünlü “Bir Yaz Gecesi Rüyası” uvertürünü ve sahne müziğini bestelemiştir. Bu müzik, dünyanın en ünlü klasik müzik eserlerinden biridir.
- Sinema: Oyun, birçok kez sinemaya uyarlanmıştır. En bilinen uyarlamaları arasında 1935 yapımı film ve 1999 yapımı version yer alır.
- Popüler Kültür: “Puck”, “Bottom”, “Aşk iksiri” gibi karakterler ve temalar, popüler kültürde sıklıkla kullanılan arketiplere dönüşmüştür.
Bir Yaz Gecesi Rüyası, sadece eğlenceli ve büyülü bir komedi değil, aynı zamanda insan doğasının en temel duygularından biri olan aşka dair derin bir felsefi alegoridir. Oyun, izleyicisine aşkın ne kadar mantıksız, ne kadar çılgın ama bir o kadar da güzel olduğunu hatırlatır ve hepimize “hayal kurmanın” ve “rüya görmenin” önemini anlatır.