Sabahın en güzel yanı, sana yeniden “Günaydın” diyebilmek. Dün söyledim, bugün söylüyorum, yarın da söyleyeceğim. Her gün, her sabah, her nefes. Bıkmadan, usanmadan, heyecanla. Bazen kısa, bazen uzun, bazen şiir gibi, bazen düz yazı. Ama hep içten. Hep gerçek. Hep senin için. Bu sabah da öyle. Cümlelerim kısa belki, kelimelerim basit. Ama içimdeki sevgi büyük. Kocaman. Taşıyamıyorum bazen. O yüzden paylaşıyorum. Al işte, bu sabahki payım. Günaydın, sevgilim.
═════ ✧ W. SHAKESPEARE ✧ ═════
Güneş doğdu bile. Ama olsun, geç kalmadık. Sen uyanana kadar bekler. Sen çıkana kadar gizlenir bulutların ardında. Seni ilk gören o olmak ister çünkü. Anlarım onu. Ben de ilk görmek isterim seni. Sabahın ilk ışıklarında, uykunun dağıldığı an. Ama benden önce davranır güneş. Yine de kıskanmam. Çünkü güneş herkesin, ben sadece seninim. Bu sabah da seninim. Daha kaç sabah bilmem ama her sabah senin olacağım. Söz veriyorum. Günaydın.
═════ ✧ W. SHAKESPEARE ✧ ═════
Uyan artık, erkek/kız dediğin güne erken başlar. Ben erken başladım mesela. Saatlerdir seni düşünüyorum. Hatta belki de geceden beri. Uyumadım desem yalan olur, uyudum. Ama uykumda da seni düşündüm. Rüyalar sen, uyanışlar sen. Şimdi uyandım, yine sen. Yapacak bir şey yok. Kaderim bu, aşkım bu, hayatım bu. Senin olmak, seni düşünmek, sabahtan akşama kadar. Şimdi sıra sende. Uyan ve beni düşün. Eşit olalım, denge kuralım. Günaydın, dengem.
═════ ✧ W. SHAKESPEARE ✧ ═════
Bazen diyorum ki, keşke bir sabah yanında uyansam. Gözlerimi açsam, ilk gördüğüm sen olsan. Dağınık saçların, uykulu gözlerin, yastık izi yanağında. İşte o an, dünyanın en güzel anı. Hiçbir şey istemem, hiçbir şey bekleme. Sadece sana bakmak, seni seyretmek, huzur bulmak. O sabah gelene kadar mesaj yetiyor. Ama bir gün. O gün gelecek. Umarım yakında. Şimdilik hayal kurmaya devam. Günaydın, hayalim.
═════ ✧ W. SHAKESPEARE ✧ ═════
Sabahın sessizliğinde tek başına uyanmak zordur. Yastığın boş, odan soğuk, kalbin yalnız. Ama sonra telefonun titrer. Bir mesaj gelir. “Günaydın” yazar. İşte o an her şey değişir. Yastık sıcak, oda ılık, kalp sevgi dolu. İşte sihir budur. Uzaktan dokunmak, uzaktan ısıtmak, uzaktan sevmek. Bu sabah da sihrini yap. Yeter ki yaz. Günaydın, sihirli değnek.
═════ ✧ W. SHAKESPEARE ✧ ═════
Bildiğim bir şey var. Bugün birçok insan uyanacak. Her biri farklı bir hayat, farklı bir dert, farklı bir mutluluk. Ama bir tek ben varım, seni düşünen. Bir tek sen varsın, benim için en özel. Milyarlar içinde iki kişi. Ne kadar şanslıyız, değil mi? Birbirimizi bulduk, birbirimizi seçtik, birbirimize “Günaydın” diyoruz. Bu sabah da şanslıyım. Çünkü sana diyorum, ve sen bana diyorsun. İşte bu, en büyük şans. Günaydın, şanslım.
═════ ✧ W. SHAKESPEARE ✧ ═════
Dışarıda bir telaş var. İnsanlar koşuşturuyor, arabalar gidiyor, kuşlar uçuyor. Herkes bir yere yetişmeye, bir şeyler yapmaya, birini görmeye çalışıyor. Ben sadece sana yetişmeye çalışıyorum. Sana, kalbine, gülüşüne. Ama çok uzaksın, yetişemiyorum. O yüzden mesaj atıyorum. Belki yetişemem, belki varamam. Ama deniyorum. Her sabah, her gün, her an. Bu sabah da deniyorum. Umarım mesajım ulaşır, umarım okursun, umarım hissedersin. Günaydın.
═════ ✧ W. SHAKESPEARE ✧ ═════
Yataktan çıktım. Perdeleri açtım. Güneş gözümü aldı. Ne kadar parlak, ne kadar umutlu, ne kadar sen. Sonra içimden bir şarkı geçti. Ne olduğunu hatırlamıyorum, sözlerini de bilmiyorum. Sadece melodisi aklımda. Seninle bir ilgisi var mı bilmiyorum ama sana benzettim. Sıcak, yumuşak, huzurlu. İşte o şarkıyı sana gönderiyorum. Al, dinle, eşlik et. Eşliğinde “Günaydın” diyorum. Günaydın, şarkım.
═════ ✧ W. SHAKESPEARE ✧ ═════
Sabah oldu. Yine sensiz. Yine uzak. Yine hasret. Ama yine de güzel. Neden mi? Çünkü sen varsın. Uzakta da olsa, bir mesaj uzaklığında. Telefonumu çıkarıyorum, ismini yazıyorum, “Günaydın” diyorum. İşte bu kadar. Bu kadar basit. Ama bu kadar anlamlı. Bir kelime, bin his. İki hece, milyon duygu. Bu sabah da gönderiyorum işte. Al, oku, duy, hisset. Ve bil ki, içimdeki sevgi bunun çok ama çok ötesinde. Günaydın, aşkım.
═════ ✧ W. SHAKESPEARE ✧ ═════
Uyan artık, kahve soğuyor. Pardon, kahve burada, sen oradasın. Nasıl soğusun? Belki de senin oralarda bir kahve vardır, onu düşünüyorum. Umarım sıcaktır, umarım tazedir, umarım güzeldir. Tıpkı senin gibi. Bu sabah kahveni içerken beni düşün. Fincanın sıcaklığında ellerimi hisset. Damlasında gözlerimi gör. Kokusunda nefesimi duy. Belki gerçekten yanındayım. Belki kahvenin buharında, belki güneşin ışığında, belki rüzgarın fısıltısında. Günaydın, kahvem.
═════ ✧ W. SHAKESPEARE ✧ ═════
Sabahın köründe uyandım. Ne yapayım, sen düşünce uykum kaçıyor. Yastığıma sarıldım, seni hayal ettim. Kokun geldi sanki. Bildiğin, tanıdık, hasret kokun. Sonra anladım ki rüzgar taşımış, belki de kalbim hayal etmiş. Her neyse, uyandım işte. Ve ilk işim sana yazmak oldu. Umarım sen de uyanmışsındır, umarım beni düşünüyorsundur, umarım “Günaydın” demek için can atıyorsundur. İşte atıyorum. Günaydın, canım.
═════ ✧ W. SHAKESPEARE ✧ ═════
Şu an pencereden sokağı izliyorum. Çocuklar okula gidiyor, anneler telaşlı, babalar işe. Herkesin bir derdi, herkesin bir koşusu. Ama benim derdim sen, koşum da sen. Sana koşuyorum, ama yerimde sayıyorum. Mesajla koşmak zor. O yüzden bekliyorum. Ama sabırsız bir bekleyiş bu. Hani şu, “Günaydın” diyeceğim diye içim içime sığmıyor. İşte o hesap. Şimdi söylüyorum, içim rahatlıyor. Günaydın, sevgilim.
═════ ✧ W. SHAKESPEARE ✧ ═════
Bazen sabahları telefonumu açtığımda, senden mesaj bekliyorum. Ne yazdın acaba, ne dedin? Merak ediyorum. Heyecanlanıyorum. Sonra görüyorum, yazmamışsın. Biraz üzülüyorum. Ama sonra diyorum ki, belki uyuyor, belki uyanmadı, belki sonra yazacak. Sabrediyorum. Ve yazdığında, dünyalar benim oluyor. İşte bu, sabahlarımın rutini. Beklemek, umut etmek, heyecanlanmak. Ve sonra sevinmek. Bu sabah da böyle. Bekliyorum, umut ediyorum, heyecanlanıyorum. Şimdi sıra sende. Günaydın.
═════ ✧ W. SHAKESPEARE ✧ ═════
Sabah namazını kıldım dualarım seninle. Rabbimden şunu diledim: “Onu mutlu et, onu koru, ona iyi bir gün göster.” Sonra sana yazdım. İki elim havada, bir elim telefonda. İki elim dua ediyor, bir elim mesaj atıyor. Ne kadar çok sevdiğimi anlatıyor bu halim. Ne kadar çok istediğimi, ne kadar çok özlediğimi, ne kadar çok değer verdiğimi. Umarım anlıyorsundur. Umarım hissediyorsundur. Bu sabah da duam seninle. Günaydın, duam.
═════ ✧ W. SHAKESPEARE ✧ ═════
Yataktan kalkmak istemiyorum. Yorganın altı sıcacık, dışarısı buz gibi. Belki de senin yanında olsaydım, kalkmak istemezdim daha çok. Sarılırdım sana, kokunu içime çekerdim, “Sadece beş dakika daha” derdim. Ama yoksun. O yüzden tek kalkıyorum, tek hazırlanıyorum, tek başlıyorum güne. Ama yalnız değilim. Çünkü sen, kalbimdesin. Orada ısıtıyorsun beni. Sıcacık, yumuşacık, güvenli. Bu sabah da kalbimdesin. Günaydın, kalbim.
═════ ✧ W. SHAKESPEARE ✧ ═════
Dışarıda bir sabah serinliği var. Hava hafif, bulutlar seyrek, insanlar uykulu. Ama içimde bir ateş var. Senin için yanan, seninle parlayan, sensiz sönen. O ateş sabah akşam, yaz kış demiyor. Hep yanıyor, hep ısıtıyor, hep ışık oluyor. Bu sabah da yanıyor. Küllenmiyor, sönmüyor, azalmıyor. Tam tersine, her geçen gün biraz daha artıyor. Nereye kadar gidecek bilmiyorum. Umarım hiç bitmez. Günaydın, ateşim.
═════ ✧ W. SHAKESPEARE ✧ ═════
Biliyor musun, bazı sabahlar o kadar güzel oluyor ki, insan keşke hiç bitmese diyor. İşte bu sabah öyle. Güneş pırıl pırıl, kuşlar cıvıl cıvıl, kahve mis gibi. Ama en güzeli, senin uyanman. Şu an uykudan uyanıyorsundur belki, gözlerini ovuşturuyorsundur, esniyorsundur. En sevdiğim anlar işte bunlar. Uzaktan da olsa hayal ediyorum, mutlu oluyorum. İşte bu yüzden bu sabah güzel. İşte bu yüzden her sabah güzel. Çünkü sen varsın. Günaydın, güzelim.
═════ ✧ W. SHAKESPEARE ✧ ═════
Ve son sözüm… Sabah oldu. Yeni bir gün, yeni bir umut, yeni bir sen. Dün ne yaptın bilmiyorum, yarın ne yapacaksın bilmiyorum. Ama bugün buradasın. Ve ben burada, senin için. Her sabah, her gün, her an. Sana “Günaydın” demek için, seni mutlu etmek için, hayatına dokunmak için. Bunu yapmak benim en büyük mutluluğum. Bu sabah da yapıyorum. Al işte, içimden geldiği gibi. Sade, temiz, içten. Günaydın, hayatım.