Coriolanus
Roma’nın Gururlu Askerinin Yükselişi ve Düşüşü
Coriolanus, Shakespeare’in Roma oyunlarından biridir ve yaklaşık 1607-1608 yıllarında yazılmıştır. Oyun, Roma Cumhuriyeti’nin erken dönemlerinde yaşamış efsanevi general Caius Marcius’un (daha sonra Coriolanus adını alır) hikayesini anlatır. Oyun, diğer Roma oyunları (Julius Caesar, Antonius ve Kleopatra) gibi Plutarkhos’un “Paralel Hayatlar” adlı eserindeki “Caius Marcius Coriolanus” bölümüne dayanır.
Coriolanus, belki de Shakespeare’in en az sahnelenen ama en politik oyunlarından biridir. Oyun, bir generalin kahramanlığı, gururu, halkla olan çatışması ve nihai trajedisini konu alır. Coriolanus, harika bir asker ve generaldir, ancak toplumsal kuralları bilmez, siyasi kurnazlıktan yoksundur ve halka karşı acımasız bir üstünlük duygusu besler. Oyun, bir “demokrasi” ile “aristokrasi” arasındaki gerilimi, halkın oyunlarını ve siyasi manipülasyonu gözler önüne serer.
Coriolanus, adeta bir “yabancılaşma” trajedisidir. Kahraman, doğduğu Roma kentinden nefret eder, kovulur ve düşmanlarına katılır. Sonunda, annesinin yalvarmalarıyla Roma’ya saldırmaktan vazgeçer, ancak bu kez de yeni müttefikleri tarafından öldürülür. Oyun, vatan sevgisi, gurur, kin ve affetme gibi evrensel temaları işler.
Karakterler
Caius Marcius (Coriolanus): Roma’nın büyük generali. Olağanüstü bir savaşçıdır. Corioli kentini fethedince “Coriolanus” (Corioli fatihi) onursal adını alır. Gururlu, inatçı, öfkeli ve halka karşı küçümseyici biridir. “Benim erdemlerim kendime aittir, sizin oylarınıza ihtiyacım yok” diyen bir aristokrattır. Siyasi kurnazlıktan yoksun olduğu için, tribünler (halk temsilcileri) tarafından kolayca manipüle edilir. Roma’dan sürgün edilince, eski düşmanları Volscler’in yanına gider ve onlarla birlikte Roma’ya saldırmak için döner. Sonunda, annesinin yalvarmalarıyla saldırıdan vazgeçer ve bu yüzden Volscler tarafından öldürülür.
Volumnia: Coriolanus’un annesi. Shakespeare’in en güçlü ve karmaşık kadın karakterlerinden biridir. Oğlunu bir general, bir savaş kahramanı olarak yetiştirmiştir. Ona savaşmayı öğretmiş, onu vatan sevgisiyle donatmıştır. Coriolanus’un gururunun ve acımasızlığının temelinde aslında annesinin etkisi vardır. Oyunun sonunda, oğlunun Roma’yı yok etmesini engelleyen tek kişidir. Diz çökerek, yalvararak, oğlunun vatanına ihanet etmesini önler.
Virgilia: Coriolanus’un karısı. Kocasının tam tersi, sessiz, uysal ve evine bağlı bir kadındır. Oğlunun savaşta ölmesinden korkar. Coriolanus, ona “Sessizliğim” diye hitap eder.
Menenius Agrippa: Romalı bir senatör, Coriolanus’un dostu. Halkla aristokrasi arasında bir arabulucu olmaya çalışır. Zekidir, iyi kalplidir, ancak Coriolanus’un sonunu engellemeye gücü yetmez.
Sicinius ve Brutus: Halkın tribünleri (halk temsilcileri). Coriolanus’tan nefret ederler ve onu düşürmek için plan yaparlar. Onları halka karşı kışkırtırlar, sürülmesine neden olurlar. Shakespeare’in “popüler politikacı” tiplerinin en kurnaz örneklerindendir.
Tullus Aufidius: Volscler ordusunun generali, Coriolanus’un en büyük düşmanı. Coriolanus’u öldürmek için yıllarca uğraşmış, ona yenilmiştir. Coriolanus sürgün edilip ona katıldığında, onu önce kabul eder. Ancak Coriolanus’un Roma’dan çekilme kararı üzerine, onun ihanetine uğradığını düşünür ve bir suikast sonucu onu öldürür.
Özet
Perde I – Kahramanlık ve Öfke
Roma, komşu kent Volscler ile savaş halindedir. Kahraman general Caius Marcius, ordusunu zafere taşır. Volscler’in Corioli kentini fethettiği için “Coriolanus” onursal adını alır. Bu sırada Roma’da, yönetimden memnun olmayan halk ayaklanmıştır. Coriolanus, halka olan nefretini gizlemez.
Perde II – Konsüllük Başvurusu ve Gurur
Coriolanus, kahramanlıklarından dolayı konsül (Roma’nın en yüksek yöneticisi) seçilmek için başvurur. Gelenek gereği, halkın onayını almak için (“oy istemek”) yalınayak, yaralarını göstererek meydana çıkması gerekir. Çok isteksizce bunu yapar, ancak halka karşı tavrı yine küçümseyicidir.
Perde III – Halkın Öfkesi ve Sürgün
Coriolanus, konsül seçilir. Ancak kısa süre sonra, tribünler Sicinius ve Brutus tarafından kışkırtılan halk, ona karşı ayaklanır. Coriolanus, halka hakaret edince, “Roma düşmanı” ilan edilir ve sürgüne gönderilir. Karısı Virgilia ve annesi Volumnia’nın yalvarmaları onu durduramaz.
Perde IV – İntikam ve İhanet
Coriolanus, sürgün edildiği Roma’dan nefret ederek ayrılır. Eski düşmanı Volscler’in generali Tullus Aufidius’a gider. Aufidius, onu öldürmek ister, ancak Coriolanus ona kendisiyle birlikte Roma’ya saldırmayı teklif eder. Aufidius kabul eder. İkili, Volscler ordusunu birleştirerek Roma’ya doğru harekete geçer.
Perde V – Annenin Yalvarışı ve Ölüm
Coriolanus’un ordusu Roma’yı kuşatır. Romalılar çok korkar. Onu durdurmaya kimse cesaret edemez. Sonunda, annesi Volumnia, karısı Virgilia ve oğlu, bir elçi heyeti olarak Coriolanus’un karşısına çıkar. Volumnia, diz çökerek oğlundan Roma’yı bağışlamasını ister. Coriolanus, annesinin yalvarışlarına dayanamaz ve savaşmaktan vazgeçer. Roma ile barış yapılır. Ancak Coriolanus’un bu kararı, onu Volscler’in gözünde hain yapar. Aufidius, Coriolanus’u bir suikastla öldürür. Aufidius, onun ölüsünün başında, “Tüm dünyanın en asil düşmanıydı” diye haykırır.
Temalar
Gurur ve Siyaset: Oyunun ana teması gururdur. Coriolanus’un aşırı gururu, halkla olan ilişkisini yok eder. Başarılı bir asker olarak, sivil hayatta da başarılı olacağını zanneder, oysa siyaset, askeri kahramanlıktan tamamen farklı bir alandır. Oyun, siyasi kurnazlığın gerekmediği yerde (savaş alanı) kahraman olan birinin, siyaset sahnesinde neden başarısız olduğunu gösterir.
Halk ve Siyaset: Oyun, Shakespeare’in halka en şüpheyle yaklaştığı eserlerden biridir. Halk, kolayca kışkırtılabilen, kararsız, sadakatsiz ve nankör bir kalabalık olarak resmedilir. Tribünler, halkın duygularını kullanarak, onu kendi çıkarları için nasıl manipüle ederler.
Vatan Sevgisi ve İhanet: Coriolanus, doğduğu topraklardan nefret eder, onları yok etmek için harekete geçer. Ancak annesinin yalvarışları karşısında vatan sevgisi uyanır ve vazgeçer. Bu kez de yeni bağlılık yemini ettiği düşmanlarına ihanet etmiş olur. Oyun, “vatan nedir? Bir toprak parçası mı, yoksa bir duygu mu?” sorusunu sorgulatır.
Analık ve Otorite: Volumnia, Shakespeare’in en güçlü anne karakteridir. Oğlunun hayatında tek otoritedir. Oyun boyunca Coriolanus, annesinin etkisinden kurtulamaz. Oyun bir yönüyle, bir “ana-oğul” çatışmasıdır.
Unutulmaz Sözler
- “I banish you!” (Sizi sürgün ediyorum!) – III. Perde, 3. Sahne (Coriolanus, Roma halkına)
- “What is the city but the people?” (Kent nedir ki halktan başka?) – III. Perde, 1. Sahne (Sicinius)
- “He that will give good words to thee will flatter beneath abhorring.” (Sana iyi söz verecek olan, nefret edilesi bir şekilde pohpohlayacaktır.) – I. Perde, 1. Sahne (Coriolanus)
- “My mother, who has a charter to extol her blood, when she does praise me, grieves me.” (Kanını övmeye hakkı olan annem, beni övdüğünde üzülürüm.) – V. Perde, 3. Sahne (Coriolanus)
- “Anger’s my meat; I sup upon myself, And so shall starve with feeding.” (Öfke benim yemeğimdir; kendimle beslenirim, Ve böylece beslenerek açlıktan ölürüm.) – IV. Perde, 2. Sahne (Coriolanus)
Eserin Önemi ve Etkileri
Coriolanus, Shakespeare’in belki de en politik oyunudur. Halkın siyasetteki rolü, demokrasi ve aristokrasi arasındaki çatışma, bir kahramanın halkla olan trajik uyumsuzluğu gibi temalar, oyunu çağdaş siyaset için de son derece güncel kılar.
- Siyaset: Oyun, demokrasi, popülizm ve seçimler gibi konuları sorgulayan bir metin olarak siyaset bilimciler tarafından sıklıkla incelenir.
- Tiyatro: Coriolanus, sahnelenmesi en zor Shakespeare oyunlarından biri olarak kabul edilir. Başrol oyuncusunun fiziksel dayanıklılığı ve duygusal derinliği çok önemlidir.
- Sinema: Coriolanus, birkaç kez sinemaya uyarlanmıştır. En bilinen uyarlamalar arasında 2011 yapımı, Ralph Fiennes’in (aynı zamanda yönetmen) Coriolanus’u oynadığı film yer alır.
Coriolanus, uzun yıllar boyunca Shakespeare’in en az sahnelenen oyunlarından biri olmuştur. Belki de bunun nedeni, oyunun politik mesajının fazla sert olması, halkı fazla acımasızca eleştirmesidir. Ancak günümüzde, siyasi kutuplaşmanın ve popülizmin arttığı dünyamızda, Coriolanus’un mesajı her zamankinden daha günceldir. Oyun, bir kahramanın nasıl bir anda hain ilan edilebileceğinin, halkın iradesinin nasıl manipüle edilebileceğinin ve gururun bir insanı nasıl yok edebileceğinin en trajik örneklerinden biridir.