Atinalı Timon (Timon of Athens)
Cömertlikten Nefrete Uzanan Bir Adamın Trajedisi
Atinalı Timon, Shakespeare’in en karanlık ve en az sahnelenen oyunlarından biridir. 1607-1608 yıllarında yazıldığı tahmin edilen bu eser, bir trajedi olarak sınıflandırılsa da, bazı eleştirmenler tarafından bir “problem oyunu” olarak da kabul edilir. Oyun, Atina’nın zengin ve cömert bir soylusunun, sahte dostları tarafından sömürülmesini, iflas etmesini ve ardından insanlıktan tamamen tiksinmesini anlatır.
Oyunun iki temel kaynağı vardır: Birincisi, Plutarkhos’un “Paralel Hayatlar” adlı eserindeki “Antonius” bölümü (burada Timon’dan kısaca bahsedilir); ikincisi ise, Lucian’ın “Timon” adlı diyaloğudur. Shakespeare, bu iki kaynağı birleştirerek, Timon karakterini bir cömertlik abidesinden, bir insanlık düşmanına dönüşen trajik bir figür haline getirmiştir.
Atinalı Timon, belki de Shakespeare’in en karamsar oyunudur. Oyunda neredeyse hiçbir olumlu karakter yoktur. Timon’un cömertliği saftır, arkadaşları ise tamamen çıkarcıdır. Timon’un iflasından sonra, hiçbir arkadaşı ona yardım etmez. Bunun üzerine Timon, Atina’yı terk eder, bir mağaraya yerleşir ve insanlardan nefret ederek yaşar. Oyun, “İnsan nedir?” sorusuna, “Aç gözlü, çıkarcı, nankör ve zalim bir yaratıktır” yanıtını verir. Bu nedenle, oyunun yazıldığı dönemde, belki de çok karamsar bulunduğu için, yaygın bir popülerlik kazanamamıştır.
Karakterler
Timon: Atina’nın en zengin ve en cömert soylusu. Arkadaşlarına karşı sonsuz bir cömertlik gösterir, borç verir, hediyeler yağdırır. Ancak kendisine bir gün lazım olacağını düşünmediği için hiçbir şey biriktirmez. Iflas edince, yardım istediği arkadaşlarının hepsi onu terk eder. Bu durum, Timon’un insanlardan tamamen tiksinmesine neden olur. Atina’yı terk eder, bir mağarada yaşar ve insanlığa lanetler okur.
Apemantus: Atinalı bir filozof (kinik filozof). Timon’u başından beri uyarır, arkadaşlarının samimi olmadığını söyler. Kendisi de insanlardan nefret eder, ancak Timon’un aksine bu nefreti bir yaşam felsefesine dönüştürmüştür. Timon’un mağarasına gelir ve ona “Sen de şimdi benim gibi oldun” diyerek, insan nefretinin bir erdem olmadığını anlatmaya çalışır. Timon, Apemantus’u da reddeder.
Alcibiades: Atinalı bir general. Timon’un arkadaşıdır ve onun cömertliğinden yararlanmıştır. Timon’un aksine, askeri gücü vardır. Atina hükümetiyle arası açılınca, bir ordu toplar ve Atina’ya saldırır. Timon’un ölümünden sonra, “Onun için bir mezar yapın” der.
Flavius: Timon’un kâhyası (ev yöneticisi). Timon’un iflas etmesini engellemek için uğraşır, ona durumu anlatmaya çalışır, ama başaramaz. Timon iflas edince, onun yanında kalır ve cebindeki son parayı bile ona verir. Timon’un mağarasına gelir, ona hizmet etmek ister. Timon, onu da diğerleri gibi kovar.
Ventidius, Lucullus, Lucius, Sempronius: Timon’un sahte arkadaşları. Timon zenginken ona borçlarını öderler (özellikle bir tanesi), hediyeler alırlar. Iflas edince, hepsi birer bahaneyle yardım etmekten kaçınırlar. Shakespeare, bu karakterlerle, insanın çıkar ilişkilerini çarpıcı bir şekilde eleştirir.
Bir Ressam, Bir Şair, Bir Kuyumcu: Timon’un yalakalık eden çevresini temsil ederler. Timon zenginken, ona methiyeler düzerler, hediyeler sunarlar. Iflas ettikten sonra, ortadan kaybolurlar.
Phrynia ve Timandra: Alcibiades’in metresleri. Fahişelerdir. Oyunun sonunda, Timon onları görünce, “Zührevi hastalık bulaştırın insanlara!” diye bağırır.
Özet
Perde I – Cömertliğin ve Yalakalığın Zirvesi
Atina’da Timon, muhteşem bir şölen vermektedir. Ressamlar, şairler, kuyumcular, senatörler, generaller… Herkes Timon’u övmek için yarışır. Timon, bir arkadaşını hapisten kurtarır, bir diğerine büyük bir borç verir. Kendisine hediye edilen bir atı, hemen bir arkadaşına gönderir. Kâhyası Flavius, bu savurganlığın felakete yol açacağını söyler, ancak Timon onu dinlemez.
Perde II – Felaketin Başlangıcı
Timon’un borçları ödenemez hale gelir. Alacaklılar kapıya dayanır. Timon, daha önce yardım ettiği arkadaşlarına haber gönderir. Herkes bir bahane bulur, yardım etmekten kaçınır. Timon, ilk kez hayatın gerçek yüzünü görür.
Perde III – İnsanlık Dersi
Timon, arkadaşlarına tekrar haber gönderir. Bu kez hepsi ret cevabı alır. Bir tanesi, “Benim bugün param yok” der, diğeri “Daha önceki borcunu ödemedin ki” der, bir diğeri “Bu kadar parayı nereden bulayım” der. Timon, bu duruma çok öfkelenir. Bir ziyafet düzenler ve onları son kez evine çağırır.
Perde IV – Ziyafet ve Lanet
Ziyafet sofrasında, Timon arkadaşlarına sıcak su dolu kaplar getirtir ve yüzlerine fırlatır. “Size yemek değil, kaynar su ikram ediyorum!” diye bağırır. Onlara lanetler okur. Atina’yı terk eder, bir mağaraya yerleşir. Mağarada altın bulur. Artık onun için altın hiçbir şey ifade etmemektedir. Gelenlere altın fırlatır, insanlığa lanet okumaya devam eder.
Perde V – Ölüm ve Veda
Alcibiades, ordusuyla Atina’ya saldırır. Timon’un mağarasına uğrar. Timon, ona altın verir ve “Hepinizi yok edin” der. Sonra kendi mezarını kazar ve ölür. Atinalılar, Timon’un ölümünü öğrenince üzülürler. Ancak iş işten geçmiştir. Alcibiades, Atina’yı fetheder.
Temalar
Para ve Sahte Arkadaşlık: Oyunun ana teması, para ile arkadaşlık arasındaki ilişkidir. Timon’un arkadaşları, onun parasına tapar. Parası bittiğinde ise, hepsi birer birer kaybolur. Oyun, insanların çıkar ilişkilerini, samimiyetsizliğini ve nankörlüğünü eleştirir.
Yozlaşma ve Ahlak: Oyun, Atina toplumunun yozlaşmasını gösterir. Sanatçılar bile para için methiyeler düzmektedir. Politikacılar ve askerler de çıkarları peşindedir. Timon’un iflası, bu yozlaşmanın bir sonucudur.
Cömertlik ve Savurganlık: Timon’un cömertliği, bir erdem olmaktan çok, bir hastalıktır. Hiçbir sınır tanımaz, hesap kitap yapmaz, geleceğini düşünmez. Onun cömertliği, aslında bir tür kibirdir. “Benim her şeye gücüm yeter” duygusu, onun sonunu hazırlar.
İnsanlıktan Tiksinti (Misantropi): Timon, iflas ettikten sonra insanlardan o kadar tiksinir ki, bir mağarada yalnız yaşamayı, ağaçlarla konuşmayı tercih eder. “İnsan nedir?” sorusunun cevabını, “Şeytan, hayvandır” diye yanıtlar. Timon, Shakespeare’in en misantropik (insan düşmanı) karakteridir.
Unutulmaz Sözler
- “I am misanthropos, and hate mankind.” (Ben insan düşmanıyım, insanlıktan nefret ederim.) – IV. Perde, 3. Sahne (Timon)
- “We have seen better days.” (Daha iyi günler görmüştük.) – IV. Perde, 2. Sahne (Flavius)
- “Gold? Yellow, glittering, precious gold?” (Altın mı? Sarı, parlak, kıymetli altın mı?) – IV. Perde, 3. Sahne (Timon)
- “The moon’s an arrant thief, And her pale fire she snatches from the sun.” (Ay utanmaz bir hırsızdır, Solgun ateşini güneşten kapar.) – IV. Perde, 3. Sahne (Timon)
- “Lend less than thou owest.” (Borç verdiğinden daha azını ödünç ver.) – I. Perde, 2. Sahne (Apemantus)
Eserin Önemi ve Etkileri
Atinalı Timon, Shakespeare’in en az bilinen ve en az sahnelenen oyunlarından biridir. Belki de bunun nedeni, oyunun çok karamsar bir bakış açısına sahip olması ve neredeyse hiçbir umut ışığı sunmamasıdır.
- Edebiyat: Timon’un hikayesi, birçok yazar tarafından yeniden yorumlanmıştır.
- Felsefe: Oyun, özellikle “para” ve “insan doğası” hakkında felsefi tartışmalara ilham kaynağı olmuştur.
- Tiyatro: Atinalı Timon, son yıllarda yeniden keşfedilmiş ve özellikle ekonomik krizlerin yaşandığı dönemlerde, güncelliğini yitirmeyen bir metin olarak sahnelenmeye başlanmıştır.
Atinalı Timon, Shakespeare’in en karanlık, en sert ve en az umut dolu oyunudur. Timon’un insanlıktan tiksinti duyması, onun çaresizliğinin ve hayal kırıklığının bir ifadesidir. Oyun, belki de Shakespeare’in, insan doğasının karanlık yönlerine dair en derin sorgulamalarından biridir. “İnsan gerçekten bu kadar kötü müdür?” sorusu, oyunun sonunda hala cevapsız kalır.