Pericles, Prince of Tyre (Tire Prensi Pericles)
Bir Deniz Yolculuğunun Trajedisi ve Yeniden Doğuşu
Pericles, Shakespeare’in geç dönem romanslarının ilkidir (yaklaşık 1607-1608). Oyun, Tire Prensi Pericles’in başından geçen talihsizlikleri, kayıpları ve sonunda ailesine kavuşmasını anlatır. Oyun, Antik Yunan ve Roma efsanelerine (Apollonius of Tyre hikayesine) dayanır . Pericles, birçok deniz yolculuğu yapar, bir kralın kızına âşık olur, bir fırtına nedeniyle karısını kaybeder (kendisi ölü sanır), kızı Marina’yı doğurur, kızını da kaybeder (onu da ölü sanır) ve sonunda bir mucize eseri her şey yerine oturur.
Pericles, yapısal olarak oldukça farklı bir oyundur. Bir anlatıcı (Gower) tarafından sunulur. Gower, ortaçağ İngiliz şairidir ve oyunun yazarı olarak anılır. Oyunun ilk iki perdesi daha aksiyon dolu, sonraki perdeler ise daha sakin ve duygusaldır . Oyun sahnelendiği dönemde çok popüler olmuştur, ancak Shakespeare’in yazarlığı tartışmalıdır; bazı bölümleri başka bir yazarla (George Wilkins) birlikte yazdığı düşünülür.
Pericles, bir tür “olgunlaşma” hikayesidir. Genç ve toy bir prens olarak başlayan Pericles, yaşadığı onca felaketten sonra bilge bir kral olur. Oyunun sonunda, kızı Marina ile kavuştuğu sahne, belki de Shakespeare’in en duygusal anlarından biridir.
Karakterler
Pericles: Tire Prensi. Oyunun başında, Antakya Kralı Antiochus’un oyununu çözmek ister. Çözer, ancak bunun bir ölüm tuzağı olduğunu anlar ve kaçar . Birçok deniz yolculuğu yapar, Pentapolis Kralı’nın kızı Thaisa ile evlenir. Thaisa’yı bir fırtınada kaybeder (ölü sanır). Kızı Marina’yı Tarsus’ta bir aileye bırakır. Onu da kaybeder. Oyunun sonunda, bir tapınakta kızına kavuşur ve karısının da aslında hayatta olduğunu öğrenir.
Marina: Pericles ve Thaisa’nın kızı. Gemide doğar. Annesinin öldüğü sanılır; babası onu Tarsus’ta (Tyre) Kraliçe Dionyza’ya emanet eder. 14 yaşına kadar orada büyür, ancak kıskanç Dionyza onu öldürtmeye kalkar. Korsanlar tarafından kaçırılır, bir genelevde satılır. İffetini korur, müşterileri iyi yola getirir. Mytilene’ye gelen Pericles, onunla karşılaşır ve kızı olduğunu anlar. Marina, masumiyetin, saflığın ve direncin sembolüdür.
Thaisa: Pentapolis Kralı Simonides’in kızı, Pericles’in karısı. Bir şövalye turnuvasında Pericles ile tanışır, evlenirler. Hamile olarak Tyrus’a giderken bir fırtınaya yakalanır, ölü gibi bir tabuta konulur ve Ephesus’a sürüklenir. Orada bir rahibe tarafından bulunur, iyileştirilir ve Diana Tapınağı’nda rahibe olur. Oyunun sonunda kocası ve kızıyla kavuşur.
Gower: Oyunu anlatan kişi. Oyunun girişinde ve bazı bölümlerinde karşımıza çıkar, seyirciye olayları özetler, zaman atlamalarını ve mekan değişikliklerini açıklar. Antik bir şair olarak tasvir edilir.
Cleon ve Dionyza: Tarsus Kralı ve Kraliçesi. Pericles, Tarsus’ta kıtlık olduğunu duyunca oraya yardıma gider. Onlar da minnettarlıkla Marina’yı büyütmeyi teklif ederler. Ancak Dionyza öz kızı Philoten’in Marina’nın yanında parlamasını istemez ve onu öldürtmeye kalkar.
Lychordia: Thaisa’nın ebesi. Gemide Marina’yı doğurtur.
Cerimon: Ephesus’ta yaşayan iyi kalpli bir doktor. Thaisa’nın tabutunu bulur, ölmediğini anlar ve onu hayata döndürür. Oyunun en olumlu karakterlerinden biridir.
Simonides: Pentapolis Kralı, Thaisa’nın babası. Bilge, adil ve iyi kalpli bir kraldır.
Lysimachus: Mytilene Valisi. Marina’nın bulunduğu geneleve gider, onun masumiyetinden etkilenir, iffetsiz bir teklifte bulunmaz, tam tersine ona yardım etmeye karar verir.
Öykü
Perde I – Antiochus’un Oyunu
Pericles, Antakya Kralı Antiochus’un kızıyla evlenmek için oraya gider. Ancak Kral, damat adaylarına bir bilmece sormaktadır; bilmecenin cevabını bulamayan ölür . Pericles, bilmeceyi çözer. Bilmecenin cevabı, Kralın kendi kızıyla ensest bir ilişkisi olduğudur. Pericles, ölümden korkarak Antakya’dan kaçar.
Perde II – Pentapolis ve Aşk
Pericles, bir fırtınada gemisi batar, kıyıya vurur. Pentapolis Kralı Simonides’in şövalye turnuvasına katılır ve zafer kazanır. Kralın kızı Thaisa ona âşık olur. Evlenirler.
Perde III – Fırtına ve Kayıp
Thaisa hamiledir. Tire’ye dönerlerken bir fırtına kopar. Thaisa, gemide ölü doğum yapar gibi olur ve ölür sanılır. Denize bir tabut içinde bırakılır. Pericles, kızı Marina’yı Tarsus Kralı Cleon ve Kraliçesi Dionyza’ya emanet eder.
Perde IV – Marina’nın Zorlu Yolu
Marina, Tarsus’ta büyür, çok güzel ve yeteneklidir. Kraliçe Dionyza, kendi kızının gölgede kalmasını istemez ve Marina’yı öldürtmeye kalkar. Ancak korsanlar Marina’yı kaçırır ve Mytilene’de bir genelevde satar. Marina, iffetsiz bir hayat yaşamayı reddeder, müşterileri iyi yola getirir.
Perde V – Baba ve Kızın Buluşması
Pericles, yıllar sonra Tarsus’a gelir. Kızının öldüğünü sanır. Yelkenleri açtırır, Mytilene’ye gelir. Bir tapınağa çekilir, orada çok üzgün bir şekilde ağlar. Lysimachus, Marina’yı getirir, ona şarkı söyletir. Marina, şarkı söyler. Pericles, Marina’nın benzerliğinden etkilenir. Ona bir şeyler sorar. Marina, Tarsus’ta büyüdüğünü, adının Marina olduğunu söyler. Baba kız birbirini tanır. Pericles, aynı gece bir rüya görür: Tanrıça Diana, ona bir tapınakta kurban kesmesini ve orada karısını bulacağını söyler. Ephesus’taki Diana Tapınağı’na gider. Rahibe Thaisa’yı görür. Thaisa, onu tanır. Tüm aile birleşir.
Temalar
Kayıp ve Buluşma: Oyunun ana temasıdır. Pericles, hem karısını hem de kızını kaybeder, ancak ikisini de bir mucize eseri bulur. Bu ‘kayıp’ teması, Shakespeare’in diğer geç dönem romanslarında (Cymbeline, Kış Masalı) da işlenir.
Kader ve Kehanet: Pericles’in başına gelenler, bir tür kaderin (veya tanrıların) onun için yazdığı bir plandır. Oyunun sonunda, Diana’nın bir rüya aracılığıyla ona yol göstermesi, kaderin bir eli olduğunu gösterir.
Baba-Kız İlişkisi: Oyun, Pericles ile kızı Marina arasındaki derin bağı anlatır. Uzun yıllar ayrı kalan baba ve kızın buluşma sahnesi, tiyatro tarihinin en duygusal anlarından biridir.
Saflık ve Direnç: Marina karakteri, iffetini koruyarak en zor koşullarda bile erdemli kalmayı başarır. Genelevde bile saflığını korur, müşterileri iyi yola getirir.
Unutulmaz Sözler
- “Few love to hear the sins they love to act.” (Çok az kişi, işlemekten zevk aldığı günahları duymaktan hoşlanır.) – I. Perde, 1. Sahne (Pericles)
- “The blind mole casts copp’d hills towards heaven, To tell the earth’s wrongs by the heaven’s good gifts.” (Kör köstebek, cennete doğru tepeler atar, Cennetin iyi armağanlarıyla dünyanın yanlışlarını anlatmak için.) – III. Perde, 3. Sahne (Pericles)
- “I am a man whom men have called the father of a great many… but I never had a child till now.” (Ben birçok kişinin babası olarak anılan bir adamım… ama şimdiye kadar hiç çocuğum olmamıştı.) – V. Perde, 3. Sahne (Pericles, Marina’ya)
- “She speaks, my lord, that, may be, hath endured a grief might equal yours.” (Konuşuyor, efendim, belki de sizinkiyle eşit bir acıya katlanmış biri.) – V. Perde, 1. Sahne (Lysimachus, Pericles’e)
Eserin Önemi ve Etkileri
Pericles, Shakespeare’in en popüler oyunlarından biri olmuştur (özellikle 17. yüzyılda). Ancak, diğer oyunlarının aksine, uzun süre boyunca Shakespeare’in yazarlığı tartışılmıştır.
- Romans Türü: Pericles, Shakespeare’in geç dönem romanslarının (Cymbeline, Kış Masalı, Fırtına) ilk örneğidir. Bu nedenle, bu türün belirleyici özelliklerini (deniz yolculukları, kayıp, buluşma, mucizevi tesadüfler, mutlu son) ilk kez bu oyunda görürüz.
- Sahneleme Zorlukları: Oyun, çok sayıda mekan değişikliği (Antakya, Tarsus, Pentapolis, gemi, Mytilene, Ephesus) içerdiği için sahnelemesi zor bir eserdir.
- Uyarlamalar: Oyun, birkaç kez sinemaya ve televizyona uyarlanmıştır.
Pericles, en iyi “kaybettikten sonra bulmanın” hikayesidir. Pericles, her şeyini kaybeder, ancak sabrı ve duası sayesinde her şeyini geri kazanır. Oyun, belki de en çok, “Hiçbir şey tamamen kaybolmuş değildir” umudunu verdiği için sevilir.